Posts Tagged ‘Çeviren Gönül Suveren’

Ellery Queen “Mor İzler”

Kasım 30th, 2008

“…Yalnız Queen’lerin apartmanında  vaziyet hiç de hoş değildi. Müfettiş Queen tahkikat sona erdiği zaman şakalar yapar, kanlı  biftekler ısmarlayarak, yılmadan çalışan ve mükafatı hakkeden bir  insan tavrı ile bunları yerdi. Fakat şimdi hemen hiçbir şey yemiyor, kendisine laf söylenince homudanıyor, Ellery’le münakaşa ediyor, Merkez’de  neşesiz bir tavırla çalışıyordu.

Ellery’e gelince… Onun için de  fazla neşeli denilemezdi. Genç adam artık hiçbir şeyden zevk almıyordu. İhtiyar kadın meselesine karışmadan evvel yazmaya başladığı  dedektif romanıyla uğraşıyordu ama eser hiç de istediği gibi olmuyordu. Şahısların kuklalardan farkı yoktu. Durmadan Potts hadisesini tahlil ediyor, geceleri de acayip faraziyeler kurarken uykuya dalıyordu.

Günler gelip geçiyor, tabii Riverside’daki saray alelade  bir ev halini alıyordu. Gazeteler yeni heyecanlar peşinde koşmaya başlamışlardı bile. Galiba Potts hadisesi artık cinayet tarihinin   malı olmuştu. Belki de ancak ileride bir iki meraklı bu kanlı satırları okuyacaktı…”

Patrick Quentin “İki Karılı Adam”

Kasım 23rd, 2008

“…

O zamana kadar hiç karakola gitmemiştim. Binanın soğuk görünüşü maneviyatımı büsbütün bozdu. Masa arkasında oturan bir polis  beni yukarıya yolladı. Girdiğim çıplak, geniş odada  birkaç dedektif oturmuş rapor yazıyor, gazete okuyor veya hafifçe açılmış olan radyoyu dinliyordu. Hiçbiri bana ilgi göstermedi. Bir tanesi beni Trant’in yanına soktu. Fakat komiser yerinde olmadığı için beklememi söylediler.

Oda pek küçük ve tıpkı bir rahibin hücresi gibi boş ve temizdi. Bakışlarım muntazam masadaki romanımın bir koyesine  ilişince şaşırdım kaldım. Kitabı görünce garip hislerle sardıldım. Bu arada sevinç ve garip bir utangaçlıkla ‘Acaba bana kitabımı imzalatacak mı’ diye düşündüm.

Biraz sonra Trant geldi. Beni gayet nazik bir tavırla selamlayarak, masanın arkasındaki iskemleye oturdu. Hiç konuşmadan gözlerini yüzüme  dikerek dikkatle bakmaya başladı…”