Posts Tagged ‘Çitlembik Yayınları’

Alexander McCall Smith “Zürafanın Gözyaşları”

Ekim 12th, 2008

“…Bir numaralı kadınlar dedektiflik bürosu’nun sekreteri, Botswana Sekreterlik Koleji cum laude mezunu Mma Makutsi masasında oturmuş açık kapıdan bakıyordu. Büroda herhangi bir vukuat olmadığında ( ki çoğu zaman olmuyordu) kapıyı açık bırakmayı tercih ediyordu, ama bunun sakıncaları da vardı, çünkü bazen tavuklar içeri girip  sanki orası kendi kümesleriymiş gibi çalım satıyorlardı. Çok mantıklı bir kaç nedenden ötürü bu tavukları sevmiyordu. İlk olarak bir dedektiflik bürosunda tavukların bulunmasının profesyonelliğe yakışmayan bir tarafı vardı, sonra bundan çok ayrı bir neden olarak da tavukların kendileri aşırı derecede sinirlerini bozuyordu. Hep aynı grup tavuk geliyordu: dört tavuk ile diğer tavukların yanlarında merhametten tuttukları, iktidarsız olduğunu düşündüğü keyifsiz bir horoz. Bu horoz topaldı ve kanatlarından birinin tüylerinin büyük bir kısmını  kaybetmişti. Bozguna uğramış gibi görünüyor, daima tavukların bir kaç adım arkasında yürüyordu, protokol tarafından daima ikinciliğe tayin edilmiş bir kral eşi gibiydi.

Tavuklar da Mma Makutsi’nin varlığına aynı derecede sinir oluyordu. Sanki davetsiz misafir kendileri değil de oymuş gibi. Hakkını vermek gerekirse, iki küçük penceresi ve gıcırdayan kapısıyla bu küçük bina  bir dedektiflik bürosu değil de bir kümes olmalıymış. Şayet suratına bakarak meydan okusalar, muhtemelen gider onlara da sandalyelerin üzerine tüneyip dosya dolaplarının içine yuva yapmak kalırdı. İŞte tavuklar bunu istiyordu.

Mma Makutsi, katlanmış bir gazeteyi onlara doğru sallayarak’ Çıkın dışarı,’ dedi. ‘Tavuklar giremez! Dışarı!’

…”

Alexander McCall Smith “Bir Numaralı Kadınlar Dedektiflik Bürosu”

Ekim 12th, 2008

“…

Mma Ramotswe  adamın sesini sevmedi. Zımpara kağıdı gibiydi, sanki açık ve net konuşmaya tenezzül etmiyormuş gibi tembel tembel kelimelerin sonlarını yutuyordu. Bunun, karşısındakini hakir görmesinden kaynaklandığını hissetti; eğer onun kadar güçlü biriyseniz, ne diye kendinizden aşağı olanlarla  doğru düzgün iletişim kurmaya zahmet edesiniz ki? Ne istediğinizi anladıkları sürece…Esas olan da buydu.

‘BAy J. L. B: Matekoni benden ona yardım etmemi rica etti Rra. Ben bir özel dedektifim.’

Bay Gotso  ona bakıyordu, dudaklarında hafif bir gülümseme gidip geliyordu.

‘Sizin şu yerinizi gördüm. Geçerken bir tabela gördüm. Kadınlar için özel dedektiflik bürosu falan gibi birşey.’

‘Sadece kadınlar için değil Rra’ dedi Mma Ramotswe. ‘ Biz kadın dedektifleriz, ama erkeler için de çalışıyoruz. Bay Patel örneğin. O bize danışmıştı.’

Gülümseme daha da büyüdü.’ Erkeklere bir şey söyleyebileceğinizi mi düşünüyorsunuz?’

Mma Ramotswe  sakin sakin cevap verdi. ‘Bazen. Duruma göre değişir. Bazen erkekler dinleyemeyecek kadar kibirli oluyorlar. O tip bir adama hiç bir şey söyleyemeyiz.”

….”