Posts Tagged ‘Miss Marple’

Agatha Christie “Yürüyen Ceset”

Kasım 30th, 2008

“… Lewis Serrocold dışarıya çıkınca Müfettiş Curry koltuğa oturarak Miss Marple’a tuhaf bir şekilde gülümsedi. ‘Demek Mr.  Serrocold sizi karısına  muhafız tayin etti’ dedi. ‘Eevet umarım ki  buna kızmazsınız’ ‘Ne münasebet?Bilakis, gayet iyi bir buluş. Mr. Serrocold sizin bu vazife içn ne kadar uygun olduğunuzu bilmiyor mu?’ ‘Ne demek istediğinizi anlamıyorum Müfettiş Bey ?’

‘Anlıyorum. O sizi sadece karısının mektep arkadaşı olan yaşlı bir hanım olarak görüyor. Halbuki sizin bundan biraz daha fazla bir şeyler olduğunuzu biliyoruz değil mi Miss Marple? Suç işlemek sizin içn başka bir mana taşıyor. Halbuki Mr. Serrocold için suç sadece himaye ettiği çocukların kaprisleri. Bu da beni bazan ümitsizliğe düşürüyor. Ben ihtiyar ve eski kafaı bir adamım. Yine de hayatta bir işe yaracak gençlerin bulunduğuna inanıyorum. Fakat onların dürüstlüğü tabii olarak kabul ediliyor. Her neyse, siz bana aldırmayın. Bir sürü genç erkek ve genç kız gördüm. Bunların çoğunun kötü aileleri, kötü bir şansları, yani hayatta her türlü şanssızlıkları vardı. Fakat bir çoğu, iyi bir hayat kurmaya bile muvaffak oldu. Bu gibilerine canımı bile emanet edebilirim. !

Sonra başını sallayarak devam etti: ‘ Dün gece şefimiz Blacker, bana sizden ve insan tabiatı hakkında olan ileri görüşlerinizden bahsetti. Acaba şu girdiğimiz çıkmazda ban yardım edebilir misiniz? Kaatil Amerikalı çocuk mu?’

…”

Agatha Christie “Daktilodaki Parmak”

Kasım 23rd, 2008

“…

O gece  hiç uyku tutmadı. Herhalde  daha o zamandan şuuraltından bir şeyler biliyordum ama bildiklerimi bira araya getirip de meseleyi çözemiyordum. Zaten insan her zaman ne bildiğini bilmez ki. Bildiğimizi zannetttiğimizden daha çok şey biliriz, ama o bilgiyi şurraltından kolay kolay çıkaramayız. Yani mevcut olan şeye yetişemeyiz. Yatağımda oradan oraya dönüyordum. Ben bu meseleyi çözüp faili ortaya çıkarmalıydım. Bir ipucu görüyor fakat onu takibedemiyordum. Uykuya dalarken kafamda kelimeler dansediyordu.

-Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Dumansız ateş olmaz…Duman ateş? Ateş hattı, yok aklım harbe gitti…Harp…Bir kağıt parçası…Sadece bir kağır parçası?…

Dalmışım. Rüyamda Ms. Dane Caltrhrop bir köpekmiş, ben de onu zincirinden tutup  yürüyüşe çıkmışım gördüm.

SAbah telefoun sesi beni uyandırdı. Yataktan kalkıp saati,me baktım:7:30′du. Telefon alt kattaydı. Rob dö şambırımı giyip aşağı koştum. Mutfaktan gelen Patridge’i geçerek telefonu açtım…”